Haber Detayı
15 Mayıs 2020 - Cuma 22:58 Bu haber 745 kez okundu
 
MEGABİRLİK ve GÜZBEY'e YARGI TOKATI
Gündem Haberi


Aşk şarabı içmesi hoştur şaşkın

Şarap peşinden koşmak boştur şaşkın

Bir o yaan bir bu yana yatma şaşkın

Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın

 

Şaşkın sana ne dedim sen ne yaptın

Dün gece gördüm seni ters yola saptın

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın

Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın

 

Sana başka sözüm yok bu alem içinde

Bir alemsin şaşkın sen alem içinde

Bir o yana bir bu yana yatma şaşkın

Tenhalarda menhalarda bitmiş aşkın…

 

 

Gazeteciliğe başladığım günden bu yana pek çok sefer şikayet edilmek suretiyle gerek karakolda gerekse savcılıkta ifadeye çağrıldım.

Tam emin olmamakla birlikte sanırım 17-18 şeklinde sayı verebilirim.

Devlet çağırdığı zaman kaçmak gibi bir huyumuz olmadığı ve devletimiz uğruna feda olunacaksa oluruz düşüncesiyle “Aslanlar” gibi savunmamızı yaptık. Adaletin şaşmaz terazisi ve bu şehrin hakkaniyetli savcılarının objektif kararları doğrultusunda Allah bizlere her defasında aklanmayı nasip etti.

Bu suçlamalarda başı çeken Megabirlik ve Mehmet Emin Güzbey’in tarafıma isnat ettikleri suçlamalardı.

Megabirlik ve Mehmet Emin Güzbey’in asılsız suçlamalarının ilki 2019/15035 soruşturma numaralı dosya olan “Sesli yazılı veya görüntülü bir ileti ile hakaret” suçlamasıydı.

Neredeyse alakalı alakasız bütün köşe yazılarımı dava etmeye kalkıştılar.

Kimler mi?

MEGABİRLİK ve Odak Gazetesi İmtiyaz Sahibi ve Megabirlik çalışanı Mehmet Emin Güzbey tabiki…

Son derece nazik bir memurun tarafımı telefonla aramasıyla karakola davet edildim. Telefon görüşmesi sonrasında ağzımdan dökülen üç sözcükten oluşan bir cümle olmuştu.

“Allah’ın dediği olur.”

Yağmurlu bir ikindi vakti giderek ifademizi verdik. Hiç soru sormadan, devletin bizden öğrenmek istediği her şeyi doğruluktan ayrılmadan vebal anlayışı içerisinde cevapladık. Olağan süreç içerisinde ifadeler tamamlanıp savcılık makamına gittiğinde yılların yayın organı olan Megabirlik’in ve yine yıllardır gazetecilik yapan Mehmet Emin Güzbey’in ‘Basın Kanunundan bihaber olduklarına’ üzülerek şahit olduk. Yazılarımızın hiç birinde mesnetsiz bir iddia yoktu.

Bazı ishal ağızlı kalemlerin aksine küfür, hakaret yoktu.

İddialarımızın bütününde delilleriyle, ispatlarıyla teşbihen dün kanlı bıçaklı düşmanken Megabirlik ve Mehmet Emin Güzbey’in nasıl bir araya geldikleri, Fetö terör örgütüyle olan etkileşimleri, TRT vurgunu ve buna benzer konular vardı… Bu konuların neredeyse tamamında kendi kalemlerinden çıkma cümlelerdi. Yani anlayacağınız Megabirlik ve Güzbey’in kavgası aslında kendileriyleydi.

Onlar bu süreci çok yanlış anladılar. İddialara cevap vererek kendilerini ifade etmek yerine Ali Küçükkartal’ı yıpratmak için önce gizli sonra aleni sansür uygulamaya kalktılar. Yaptığımız reklam anlaşmalarını baltalayarak maddi yönden yıpratmaya ve gölgeler arasında gizli kulislerle bizlere ömür biçemeye kalktılar. Bu şehir için yaptığımız internet dizimizin galasını bile engellemeye kalktılar.

Para elbette yaşamımızı idame ettirebilmek için hepimizin uğruna zaman ayırdığı bir kavram. Gelin görün ki Ali Küçükkartal’ın değerleri, hak ve adalet anlayışı sizin hesap numaralarınızın toplamının çok çok üzerinde.

Onlar tüm bu kulisleri yaparken kanalda ki dostumla tanıştım. Kanalın içerisinde, yazıp çizdiklerimizi gören ve hakkaniyetli insanların hala var olması bu sektör için hala umut var söylemine inancımı bir kez daha pekiştirdi.

Tam hatırlamamakla birlikte ifadeden aşağı yukarı üç hafta sonrasında okullarda ders niteliğinde okutulacak o takipsizlik kararı elimize ulaştı. Dört sayfalık o takipsizlik kararında Afyonkarahisar tarihinde eşi benzeri görülmemiş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin verdiği emsal kararlarla örneklenmiş bir karar verildi.

O karar Ali Küçükkartal’a isnat ettiğiniz suçlamaların kanunda yeri yoktur diyerek adeta Megabirlik ve Mehmet Emin Güzbey’e vurulmuş bir tokat gibiydi.

Karar sonrası anayasanın kendilerine tanıdığı itiraz haklarını kullanarak karara itiraz etseler de doğrunun tek olduğu aldıkları ret kararıyla kendilerine bir kez daha öğretildi.

İlk davanın itirazlarıyla sonuçlanmasından sonra boş durmayarak aracılarla etrafımı boşaltmaya çalıştılar. Bana yakın kim varsa tek tek ulaşarak akla hayale gelmeyecek tekliflerde bulundular. O kadar ileri götürdüler ki bu durumu hiç tahmin etmeyeceğimiz aracılarla eşimize dostumuza para teklifleri yağmaya başladı.

Dava olarak gördüğüm “Fetö ile Mücadele” etmek için hayatını ortaya koymuş birisi nasıl yıldırılır, nasıl susturulur göstermek istedilerse de başaramadılar. Başaramayacaklar…

Çok net söyleyebileceğim bir şey var. Biriktirdiğim o kadar çok kelime ve cümle var ki bir senelik bu serüvende bildiklerimi bilseniz, şahit olduklarıma şahit olsanız ya da tehdit edildiğim kadar edilseniz eminim akıl sağlığınızla alakalı ciddi problemler yaşardınız.

İktidarın İl Başkanı olarak tuttuğu şahıstan kiralık kalemlere, iş adamlarından cemiyet hayatına damga vurmuş isimlere…

Bu sarmalı çözdüğümde hepsini takdirlerinize bırakacağım.

Şimdilik anlatamadığım o kadar çok şey var ki…

 

 

***

 

 

Bir kez yedikleri tokatla boyunun ölçüsünü alan Megabirlik bir daha tarafımı dava etme cesaretini gösteremese de başmüdürleri, elemanları, çalışanları Mehmet Emin Güzbey ilk rauntta aldığı yenilgiyi hazmedemeyerek aynı köşe yazılarım üzerinden bu sefer de “Gizlilik ihlali” gibi ipe sapa gelmez bir suçlamayla karşıma çıktı.

Basın kanunu öğrenmemekte ısrar etmek mi yoksa göz korkutmak için yargıyı oyalamak pahasına sürekli suçlamalarda bulunmak mıdır gayesini anlayabilmiş değilim.

İkinci suçlama ne oldu diye soruyorsanız....

Suç yokluğu nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına…

Bu kaçıncı artık saymıyorum.

Bizler buradayız.

Ne korktuğumuz ne kaçtığımız var.

Topunuz gelin. Bizden alabileceğiniz tek şey acıyan gözlerle bir tutam tebessümden başka bir şey olmayacak.

Eninde sonunda Mehmet Emin Güzbey’e hukuksal anlamda suç nedir, basın kanunu neleri kapsar ve gazetecilik nasıl yapılır ÖĞRETECEĞİM…

Ya öğreneceksin ya da gazeteciliği bırakıp köşene çekileceksin Sayın Megabirlik Başmüdürü..!

Cazibeli tekliflerinize şaşaalı vaatlerinizi görüyorum ve hepsine “REST” diyorum…

Bir sonra ki yazımın konusunu şimdilik gizli tutuyorum. Daha güzel ve basının özgür olduğu günlerde görüşmek üzere…

Haaa! Hala inanmayanlar için işte o takipsizlik kararını da buraya iliştiriyorum…

 

 


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Kaynak: (GHA) - GÜNDEM HABER AJANSI Editör: Ali KÜÇÜKKARTAL
 
Etiketler: MEGABİRLİK, ve, GÜZBEY'e, YARGI, TOKATI,
Haber Videosu
Yorumlar
Öne Çıkanlar
Ulusal Gazeteler
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Haber sitemize nereden ulaştınız?
Arşiv
Haber Yazılımı